Geri
BİLİMDE KADIN MUCİTLER ve BİLİMDE KADIN BAKIŞI PROJE SERGİSİ Düzenlendi!

09.03.2016

BİLİMDE KADIN MUCİTLER ve BİLİMDE KADIN BAKIŞI PROJE SERGİSİ Düzenlendi!

ARİNKOM TTO tarafından düzenlenen “Bilimde Kadın Mucitler” adlı panel, 8 Mart Salı günü Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Salon 2009’da gerçekleştirildi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü içerikli bir video gösterimiyle başlayan etkinlikte, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Savaş Koparal, Anadolu Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (AKAUM) Müdürü Doç. Dr. İncilay Cangöz ile ARİNKOM TTO Sistem Yöneticisi ve H2020 Koordinatörü Rabia Taş tarafından açılış konuşması yapıldı.

“Aslında 8 Mart’ın arkasında tüketim odaklı değil, hak odaklı bir mücadele var”

ARİNKOM TTO Sistem Yöneticisi Rabia Taş, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Günümüzde gerek toplumda üstlendikleri roller gerek modern çağın ihtiyacı olarak kadınların, her türlü görevin altından başarıyla kalkabilme rolleri bakidir. Aynı doğrultuda bilimde de kadının rolünün durumu nedir diye bakıldığında pek çok uluslararası kurumun kadının bilimdeki yerinin arttırılması ve bilimsel araştırmalarda daha çok kadın katılımcı olması yönünde çalışmalar yaptığı görülmektedir.”
AKAUM Müdürü Doç. Dr. İncilay Cangöz ise 8 Mart’ın kadınlar için çok önemli bir gün olduğuna ancak artık ortaya çıkan tabloda 8 Mart’ın tüketime yönelik bir yola gittiğine vurgu yaptı. Doç. Dr. Cangöz, “Aslında 8 Mart’ın arkasında tüketim odaklı değil; hak odaklı bir mücadele var.” diyerek “Bunun arka planındaki hak mücadelesini; eşitlik için, daha iyi bir dünya, daha iyi yaşam koşulları için unutmamamız gerekiyor. Türkiye’de endişe duyduğumuz toplumsal cinsiyet eşitsizliği aslında dünyada da çok farklı değil.” şeklinde konuştu.
Doç. Dr. İncilay Cangöz, Türkiye ve dünyanın bazı yerlerinde iş bölümüne göre erkek ve kadın oranının kıyaslandığı istatistiksel verileri katılımcılarla paylaşarak sözlerini noktaladı.
Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Savaş Koparal ise açılış konuşmasında hem Anadolu Üniversitesi adına hem de şahsı adına herkesin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak sözlerine başladı. Prof. Dr. Koparal, “Ben bir kadın akademisyen tarafından yetiştirilmiş biriyim. Danışman hocası kadın olan bir akademisyen olmaktan da son derece mutluluk duyuyorum. Onun bana kattıklarıyla bugüne kadar geldim. Sizlerin de kadın akademisyenler olarak hem geleceğinizi yapılandırmada hem bilime yön vermede yapmış olduğunuz çalışmaları şükranla, takdirle yâd ediyorum. Genelde şiddetle gündeme gelen kadınlarımızın bugün bilim konusuyla gündeme gelmesi ayrıca sevindirici bir durum. Bütün emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür ediyorum. Güzel bir panel olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Bilimde Kadın Bakışı” konuşuldu

Açılış konuşmalarının ardından ARİNKOM TTO Tanıtım ve Etkinlikler Koordinatörü Sanem Moğulkoç’un moderatörlüğünü yaptığı, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş, Açıköğretim Fakültesi Uzaktan Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülsün Eby, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nilgün Çağlarırmak Uslu, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Füsun Curaoğlu ve Mühendislik Fakültesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuran Ay’ın konuşmacı olarak katıldığı panelde “Bilimde Kadın Bakışı” konuşuldu.
Panelin, “TÜBİTAK Projesi Deneyimi” adlı ilk bölümünde Yrd. Doç. Dr. Figen Kıvılcım Çorakbaş çalışmalarını katılımcılarla paylaşarak “Somut Olmayan Kültürel Niteliklerin Coğrafi Bilgi Sistemleri Aracılığıyla Alan Yönetimi Sürecinde Değerlendirilmesi” başlıklı yeni bir proje üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
Yrd. Doç. Dr. Çorakbaş projeyle ilgili şu ifadelere yer verdi: “Bu proje kapsamında yapmaya çalıştığımız, fiziksel nitelikleri dolayısıyla kültürel miras alanı ilan edilmiş olan bir alanın, somut olmayan niteliklerini araştırmak. Bunların yerdeki fiziksel göstergelerini bularak coğrafi bilgi sistemlerine kaydetmek. Son olarak da bunun alan yönetimi sürecinde nasıl değerlendirileceğini tartışmak. Ben projeye daha önce hiç toplumsal cinsiyet açısından bakmamıştım. O açıdan bakınca kadınlar olarak Türkiye’de toplumsal cinsiyeti yanlış anlayabildiğimizi düşünüyorum. Yer ve bağlama göre Türkiye’deki kadınlar farklı engellerle karşılaşıyorlar. Yöneticilik konumunda genelde hep erkekler oluyor oysaki bu konuda eşit olduğumuzu düşünüyorum.”

“Bir yerlere gelmek için kadınlar erkeklerden daha sabırlı olmalı”

“Horizon​2020 Proje Deneyimi” adlı kısımda Prof. Dr. Gülsün Eby TeSLA ​ deneyimlerini ve çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. TeSLA ​ Proje liderlerinin​, Dr. Ana Elana Guerrero isimli bir kadın olduğunun altını çizen Prof. Dr. Eby, “Pür teknoloji olan bir proje olduğu için önemli olduğunu düşünüyorum.  İçinde sadece teknoloji ve teknolojinin öğrenme ortamlarına entegrasyonu olan bir projenin bir kadın yönetici ve çoğunluğu kadınlardan oluşan bir ekip tarafından yapılıyor olması önemli bir vurgu.” şeklinde konuştu. 

Üçüncü kısımda “Girişimcilik ve Patent Alanlarında Proje Deneyimi” Prof. Dr. Nuran Ay tarafından anlatıldı. Prof. Dr. Ay, “Mesleki yaşantımda kadın olduğum için ayrım gördüğüm bariz bir durumla karşılaşmadım. Fakat toplumsal olarak benim bazı sorumluluklarım vardı. Bir kadındım ve evime bakmak zorundaydım. Eşime ve çocuğuma iyi bakmam, arkadaşlarımla iyi ilişkiler kurmam gerekiyordu. Bütün bunların dışında bir de mesleğim vardı. Yıllar boyunca sadece günde 3 saat uyuyarak bir yerlere geldim. Bir yerlere gelmek için kadınların erkeklerden daha sabırlı olması gerektiğini düşünüyorum. Girişimcilik olarak bakıldığında ise 1996 yılında bor üzerine bir çalışma yaptım. 2004 yılında akademik üyelerin de şirket kurabileceğine dair yasa çıktıktan sonra bölümümde bulunan bazı arkadaşlarım da bir şirket kurdu. Bu durum hepimiz için bir ışık oldu.” ifadelerini kullanarak deneyimlerinden bahsetti.

“Türkiye’de kadınsanız gücünüz ekonomik özgürlüğünüzdedir”

Yrd. Doç. Dr. Füsun Curaoğlu ise “Üniversite – Sektör İş Birliği Proje Deneyimi” adlı kısımda katılımcılara deneyimlerini aktardı. Mesleğinin endüstriyel tasarımcılık olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Curaoğlu sahada olmayı, sahada eğitim görmeyi ve eğitmeyi her zaman çok sevdiğinin altını çizerek, “Üniversite ikinci sınıftan itibaren sürekli çalıştım ve bu durumun ne kadar önemli olduğunu deneyimleyerek öğrendim. Bir zamanlar, şimdilerde olmayan iki ünlü firmaya çeşitli aksesuar tasarımları yapıyordum ve bu bana çok iyi bir gelir sağlıyordu. O zamanlarda anlamıştım ki Türkiye gibi bir yerde kadınsanız gücünüz ekonomik özgürlüğünüze bağlıdır.” şeklinde konuştu. Yrd. Doç. Dr. Füsun Curaoğlu sektör ve üniversite deneyimlerini katılımcılara paylaşmasının ardından sözlerini noktaladı.
Son kısım olan “Erasmus+ Proje Deneyimi”nde ise Doç. Dr. Nilgün Çağlarırmak Uslu söz aldı. Doç. Dr. Uslu, “Bilimde kadın konuştuğumuz için çok mutluyum. Kadına şiddet, taciz gibi olumsuz haberlerdense burada bu panelde olmak gerçekten çok güzel. “ şeklinde konuştu ve bir kadın olarak proje yürütmenin nasıl bir deneyim olduğunu anlattı.
Panelin bitmesinin ardından etkinlik, Fuaye Alanı’nda proje sergisi ve kokteyl ile devam etti.