Teknoloji Projelerimiz Projelerimiz
Geri
Arş. Gör. Dr. Hülya Altuntaş'tan İkili İşbirliği Projesi

16.09.2015

Arş. Gör. Dr. Hülya Altuntaş'tan İkili İşbirliği Projesi

Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı Öğretim Elemanı Arş. Gör. Dr. Hülya Altuntaş’ın Türkiye tarafı proje yürütücülüğünü yaptığı “Pimpla turionella L. Zehrinin memeli hücrelerinde ki potansiyel antienflamatuvar etkilerinin incelenmesi” projesinin TÜBİTAK ve Belçika Flaman Bölgesi Araştırma Kurumu tarafından 2015-2016 yılları arasında desteklenmesine karar verildi. Proje, destek programı kapsamında kabul edilen beş projeden biri olarak önemli bir başarıya imza attı.  

Proje başlangıcı hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan Arş. Gör. Dr. Hülya Altuntaş, Belçika Ghent Üniversitesi Fizyoloji Bölümü Zoofizyoloji Laboratuvarı sorumlusu olan Öğretim Üyesi Prof. Dirk de Graaf ile iletişime geçerek başlayan süreçte, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Savaş Koparal’ın olumlu düşüncelerinin yol gösterici olduğunu ve Doç. Dr. Ekrem Ergin’in de bilimsel desteğiyle karşı kurumdan davet geldiğini aktardı. Arş. Gör. Dr. Altuntaş, proje kabul sürecinde, önceden kurulan iletişimin, önerilen çalışma niteliğinin ve karşı kurumun konu hakkındaki uzmanlığının önemli olduğunu vurguladı.

Belçika Ghent Üniversitesi, Zoofizyoloji Laboratuvarında 19 Ocak-2 Şubat tarihleri arasında yürütülen araştırmalar sonucunda proje konusuyla ilişkili olumlu verilerin alındığı projenin amacının, endoparazitoid arı türünün zehrinin memeli hücreleri üzerinde çeşitli kanser ve romatoid artrit gibi enflamasyonel hastalıkların baskılanmasında antienflamatuvar içeriğe sahip yeni biyoteknolojik ürünlerin geliştirilmesi için ön veriler elde etmek olduğunu belirten Arş. Gör. Dr. Hülya Altuntaş sözlerine şöyle devam etti: “Bahsedilen zehir, arıların konakları olan başka böceklere yumurta bırakırken konağın bağışıklık sistemini baskılamak amacıyla enjekte ettikleri bir zehirdir. Böceklerdeki doğal bağışıklık sisteminin memeli bağışıklık sistemi ile benzerlik göstermesi, proje konusunun memeli hücreleriyle ilişkilendirilmesini de sağlamıştır. Aynı zamanda Türkiye’de arı türünün zehri ile çok sayıda araştırmalar yapan ve proje ekibimizde yer alan Doç. Dr. Ekrem Ergin’in de tecrübelerinden yararlanarak, ön çalışmalarımızı bu yönde devam ettirdik. Zehri kullanılabilir bu arı türünün ülkemizde de yaygın olması ise proje konumuzu güçlendirmektedir. Sonuç olarak, proje süresince elde edilecek verilerin parazitoid zehiri ile yakın gelecekte antienflamatuvar ürünlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağını düşünmekteyim.”