Teknoloji Projelerimiz Projelerimiz
Geri
Dr. Öğr. Üyesi Metin Altan'dan TÜBİTAK 4004 Projesi!

05.07.2018

Dr. Öğr. Üyesi Metin Altan'dan TÜBİTAK 4004 Projesi!

Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Metin Altan hocamızın "Teleskop Ucundan Kopernik Devrimi" isimli TÜBİTAK 4004 projesi kabul edilmiştir. Hocamızın yürütücü olduğu ve Furkan Demir ile Mertcan Engindeniz’in ekibinde yer aldığı projeye ilişkin başarısından ötürü Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan adına bir teşekkür belgesi takdim edilen görüşmede hocamıza projeye ilişkin sorularımızı ilettik. 

TÜBİTAK 4004 projesi hakkında ve proje ekibinin süreçte yaşadıklarına ilişkin görüşmemizi bilgilerinize sunarız.

Projenizin hikâyesi nasıl başladı? Yazmaya nasıl karar verdiniz?

Tarihin en büyük devrimidir Kopernik Devrimi. Öğrencilere bu devrimi söz ile anlatmak yerine, devrime en büyük katkı sağlayan Galileo’nun 1610’da yaptığı teleskop gözlemini, öğrencilerin yapmasını ve ayrıntıların teleskop gözlemi sırasında konuşulmasını istemiştim. Bunu da bir proje ile gerçekleştirerek daha geniş bir kitlenin hissetmesini amaçladım.

Projenizin konusu nedir? Uygulama alanları nelerdir?

1600’lü yılların başında, kendisinin tasarladığı teleskop ile Jüpiter’in 4 uydusunu gözlemleyen Galileo, tarihteki en büyük bilimsel devrime, gözlemsel kanıtları ile destek vermiştir. Günümüzde fiziksel ve geometrik özelliklerinin ayrıntıları ile bilindiği ve değişkenliklerinin takip edildiği bu 4 uydu Calisto, Ganymede, IO, Europa isimleri ile tanınmaktadır. Galileo, Jüpiter’in çevresinde dönen bu 4 uyduyu yaklaşık 6 cm çapındaki Galileoskop ile gözlemleyerek bilim tarihindeki en büyük devrimin bir parçası olmuştur. 2-7 Haziran 2018 tarihleri arasında Eskişehir Bahçeşehir Koleji Fen ve Teknoloji Lisesi paydaşlığındaki Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları TÜBİTAK 4004 projesi Yunusemre Gözlemevi’nde gerçekleştirdi. 118B340 numaralı ve “Teleskop Ucundan Kopernik Devrimi” isimli proje kapsamında, bir parçası olduğumuz doğayı bilimsel prensipler desteği ile anlayabilme çabasının tarihsel mücadelesi değerlendirildi ve Kopernik devriminin en önemli gözlemsel desteğinin temeldeki bilimsel ayrıntıları paylaşıldı. Proje hedefleri kapsamında, Galileo’nun bu devrim niteliğindeki gözlemlerinin zorlukları, 1610 yılının imkânları ile öğrencilere teleskop başında hissettirildi. Eş zamanlı olarak da, güncel teknolojik altyapı ile gözlem tecrübesi yaşatıldı ve elde edilen bulguların bilimsel detayları, oluşturulan bilimsel platformda geniş bir katılımcı kitlesi ile paylaşıldı.

Projeniz alanınıza nasıl katkı sağlayacak? Projeniz topluma, üniversitelerde/sektörde/sivil toplum uygulamalarında yürüyen diğer çalışmalara; farklı disiplinlerin çalışmalarına; bilim dünyasına nasıl katkı sağlayacak?

Eski tarihlerde bilim yapmak çok zordu. Büyük baskı ve yaptırımlara boyun eğmeyip gerektiği doğrulukta bilim yapmaya çalışanlar cezalandırılıyordu. Buna rağmen tarihte örnek alınacak birçok bilim insanı vardır. Bu insanların hayatlarını incelemek ve bilime katkıları sırasında çektikleri zorlukları öğrenmek, motivasyon açısından çok önemli olmasının yanı sıra yapılan bilimsel çalışmaya saygı duyulmasını da sağlar. Eğer bilimsel detayları sadece birer denklem seti olarak görürsek onu hissedemeyiz ve önemini ve getirilerini algılayamayız. Bilimsel çalışmaya saygınlık kazandırmak, onun tüm detayları ile hissetmemize ve yaşamın bir parçası yapabilmemize bağlıdır. Bu projede tarihin en büyük devrimini kendi gözlemleri ile öğrencilerin yaşamasını ve hissetmesini amaçladım. “Galile teleskopu gökyüzüne çevirdi ve uyduları gördü” cümlesini duyan biri bu devrimin muhteşemliğini anlayamaz. Ardındaki dini ve bilimsel detayları yaşaması gerekir. Bu projede 6 gece süresince öğrenci ve öğretmenlerimiz ile birlikte teleskop ucundan Jüpiter ve uydularını gözlerken, aynı zamanda insanın ayrıcalığını, yaşadığı mekânın özelliğini, bilimsel mücadelelerin tarihsel sürecini, bilimsel bulgulara diğer insanların ikna edilebilme çabalarını ve daha pek çok ayrıntıyı uygulayarak, yaşayarak ve hissederek inceledik. Bilimsel çalışma felsefesi, bu projenin küresel ölçekte saygınlık getirecek en önemli kazanımıdır.

Ekibinizde kimler var? Ekip kurulumunda neye dikkat ettiniz? Projeniz genç araştırmacılara kariyerlerinde yeni bir uygulama alanı açtı mı?

Projede 5 lise öğrencisi, 2 üniversite öğrencisi, 3 lise öğretmeni görev aldı. Proje çalışmaları, 2 Haziran 2018 günü Türk Dünyası Bilim, Kültür ve Sanat Merkezi, Uzay-Zaman Noktası’nda yapılan kuramsal astrofizik ve kozmoloji toplantısı ile başladı. Evrenin kozmolojik evrimi ile ilgili temel prensipler üzerine gerçekleştirilen beyin fırtınası ile uzay-zaman birlikteliği, kütlesel çekim etkileri ve evrenin büyük ölçekteki fiziksel, geometrik değişkenlikleri değerlendirildi. Daha sonraki gözlemsel proje çalışma aşamaları Yunusemre Gözlemevi’nde gerçekleştirildi. 15 Haziran’dan itibaren gözlemsel uygulamalar ile başlayan, 16 gecelik süreçte Jüpiter odaklı teleskop gözlemleri yapılırken, farklı kapasitede ve farklı optik özellikte teleskoplar kullanıldı. Gözlemlerin değişik filtreler ile alınması ile oluşturulan (her gece için) 60 görüntü, Jüpiter’in ve Galileon’ların farklı dalgaboylarındaki parlaklık değerlerinin ve geometrik konumlarının zamana göre değişkenliğinin belirlenmesini sağladı. Proje gözlemleri süresince kaydedilen yaklaşık 960 görüntüde, filtresiz ve Kırmızı, Yeşil, Mavi ve IRcut filtreleri ile alınan görüntülerde, parlaklık değerlerinin üç boyutlu profilleri elde edildi ve kıyaslanarak Galileon’lar hakkında gözlemsel ve kuramsal yorumlar yapıldı. Bu aşamaya paralel olarak gerçekleştirilen ölçümler ile teleskop görüş açısı odaklı uydu konumlarının geometrik haritalama çalışması yapıldı. Elde edilen haritalardaki koordinatların tutulma düzlemine indirgenmesi ile her uydunun zamana göre değişkenlik haritalaması ortaya çıkarılarak diğer uydular ile kıyaslandı ve yörüngesel periyotları çıkarıldı. Son aşama olarak Galileo’nun 1610 yılında yaptığı gözlem verileri ile eşleştirildiğinde, 12 gecelik gözlemlerin çakıştığı belirlendi. Proje gözlem verilerinin analiz sonuçları derlenerek proje ekibindeki 5 öğrenciye Jüpiter, Calisto, Ganymede, IO ve Europa karakter olarak paylaştırıldı. Her öğrenci yaptığı literatür araştırmaları ile kendi gezegen ve uydusu ile ilgili zengin içerikli bir sunum hazırladı. Kendi yaptığı gözlem sonuçları ile literatür araştırmalarını sentezleyerek hazırladığı teatral sunumlar, okullarında gerçekleştirilen seminerde diğer öğrenciler ve veliler ile paylaşıldı. Bu aşamada öğrenciler, Bahçeşehir Koleji’nden Yunusemre gözlemevine canlı bağlanarak, gözlemevindeki teleskopu gerçek zamanlı olarak kullandılar ve izleyicilere gözlem çalışmalarından uygulamalı örnekler verdiler. Eş zamanlı olarak 2 öğrenci Yunusemre Gözlemevindeki teleskopun başından, seminer salonundaki katılımcılara teknik bilgiler aktardılar.

Bu projeden sonra çalışmanızın devamı gelecek mi? Gelecekse farklı disiplinlerden araştırmacılara, sanayi ortağına, uluslararası çalışmalara vb yeni açılımlara ihtiyacınız olacak mı?

Bu projenin devamı niteliğinde olan TÜBİTAK 1003 Programı’na başvuruda bulunduk. Yeni proje kapsamında 5 farklı ilden 5 tane özel ve 5 tane devlet lisesi, 2 özel şirket ve 25 kişilik dezavantajlı lise öğrencisi projeye paydaş olarak davet edildi. Hedeflerimizi daha küresel bir yapıya taşıdık. Uzaktan eğitim niteliğinde bir altyapı üzerine kurulacak çalışma alanı sanal ortamda çok büyük bir kitleye hitap edecek.

Son olarak çalışmalarınızda ARİNKOM TTO ile iş birlikleri ve aldığınız destekler hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

ARİNKOM TTO her zaman bizim için bir lokomotif güç oldu. Hem teşvik açısından hem de proje yazım, müracaat ve uygulama aşamaları açısından fikir üretme ve uygulama aşamalarında çözüm ortağımız ve proje paydaşımız oldu. İlgi ve destekleri için çok teşekkür ederim.

Hocamız ve ekibine projelerinde başarılar dileriz.